28 Ekim 2010 Perşembe

Bademlide Bir Düğün

Yıllardır Bademli -Bozkır yolarında direksiyon sallayan, bir zamanlar Bademli Köyünün muhtarlığını da yapan Bademli li Muhittin Özdemirin oğlu Mehmet Ali ÖZDEMİRin düğün merasimine davet edildim ve gittim.
Tabi bizde dört tekerlekli üstü kapalı bir vasıta olmadığı için daha havadar ve daha z tekerlekli motorsikletle mavi gökyüzü ve güneş altında azcık soğuk bir havada düştük Bademlinin yoluna.
Güzergah belli. Üniversitenin ordan vurduk rampaya. Bademliye girdiğimde bir kaç kişi gördüm ellerinde üzerine yufka örtülmüş düğün pilavı  olan sinilerle koştur koştur gidiyorlardı. ''Eyvahh'' dedim geç kaldık. Neyse düğün evine ilerledikçe gördüğüm manzara hep aynı. Eline pilav sinisi alan kaçıyor..daha önce rastlamadığım bir olay olunca garipsedim tabi ki...Düğün evine yaklaştıkça çalgıcıların sesi yükseliyordu. sevindim bir an. düğüne yetişmiştim.

Nihayetinde düğün yerine geldiğimde kaynanamın beni ne kadar sevdiği bir defa daha tescillenmiş oldu. Tamda pilavın üstüne gelmişim anlaşılan. Düğün sahipleri, tanıdıklar, eş dost ile bayramlaşıp tebrikleştikten sonra düğün sahiplerinden birisi çekti kolumdan eve çıkardı. Evde misler gibi tütüsü burnuma gelen bol etli bir düğün pilavı yanında ayran , turşu ve bolcada yufka ekmek olan bir sofra vardı.Girdiğim odaya bir kaç konuk daha geldi. Tanıdıklarımdan Ramazan Petek(radyocu Ramazan), otobuscü Tuncer abi ve düğün evinin eniştesi bir kaçda tanımadık.Bir yandana pilavımızı yiyor bir yandanda sohbet ediyorduk. Sohbetimizin neşe kaynağı tabiki  aslen Bademli köyünden olan değerli büyüğüm  Ramazan Petekti. O çocukluk anılarını anlattı biz güldük. Nihayetinde karnımız doydu. Yarabbişükür biz eksilttik Allah çoğaltsın sofrayı kuran kaldrısın demedik tabiki genci yaşlısı herkes sofradan bir parça alıp kaldırdık sofrayı.
Düğün yerine ilk gedliğimde cenaze  marşı gibi çalan çalgıcılar karınlarını doyurmuş olmalıydı ki bir anda verdiler coşkuyu..

Çalgıcılar coşkuyu evrdikçe sazlarına vatandaş kıpırdamaya başladı önce gençler ayaklandılar. Başladılar oynamaya..



Oynayanlar gitgide kalabalıklaşmaya başlamıştı.



Ve nihayetinde yetmişini devirmiş büyüklerimiz yani eski topraklar çıktı sahneye. Mevlit Başer vuruyorda kaşığa vuruyor.. Şakkıdı şukkudu.. şıkırdak şukurdak:)


Çok geçmeden düğün sahibi Muhittin amcada kapılıyor oyun havasının  çekiciliğine..


Vatandaş oynamaktan yorulmaya başlamıştı ki davulcu değişik vurmaya başlamıştı davula tokmağını. Anlaşılmıştı. Sıra gelin almaya gelmişti. Dağınık duran düğün halkı yavaştan yavaştan toplandı. Kız evinin yolu tutuldu. En önde davul zurna  arkada düğüncüler..



Nihayetinde kız evine geldik.

Değişik bir adet.Kızın çeyizi düğün günü gidermiş erkek evine Bademlide Bunu da öğrenmiş olduk.

Ve oğlan evi kız evini kandırmayı başarıp gelini evden çıkarttılar.


Gelinimiz sırasıyla aile büyüklerinin elini öpüp helalleşip vedalaştı.


Ve  onu yeni hayatına  taşıyacak olan gelin arabasına  doğru ilk adımı atıyor

Ve imam efendi başladı amiiiin demeye.


Düğüncüler geldikleri yoldan geriye döndüler erkek evine doğru .



Sağ salim oğlan evine gelen düğüncüler ve gelinimiz.

Kaynana gelinin eline Kuran veriyor.



Gelin arabadan indi dağmadın koluna girdi İmam efendi başkadı yeniden Amiiin.


Geline ve dağmada bir ömür mutluluklar dilerim.

0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More