1 Kasım 2010 Pazartesi

AHMET AYYILDIZ'A İTHAF OLUNUR

Geçen hafta yine  www.siristat.com da yayınlanan bir haberimize ( http://www.siristat.com/2010/10/tempo-tvde-ki-bozkr-gecesi-izlenimleri.html )yapılan bir yorum hakkında ki düşüncelerimi sizlerle paylaşmıştım.
http://www.siristat.com/2010/10/biraz-daha-anlays-biraz-daha-hosgoru.html
Cuma günü yazdığım yazımda hedef aldığım hiç kimse yoktu. Tecrübe ve bilgi sahibi olduğum bir konuda, fikirlerimi paylaştım sizlerle. Yazımı objektif ele alanlarda oldu. Eğrime eğri dediler doğruma doğru dediler. Başımüzre…. Lakin Sayın Ahmet AYYILDIZ yani İstanbul Bozkırlılar Derneği Başkan’ımız yazımın şahsına ithaf edildiği şeklinde bir inanışa girmiş. Ve kendi ifadesi ile onu taşlamışım.
Tabi benim yazımın hedefi bambaşka düşünceler oluşturmaktı insanlarımızın zihninde.
Bozkıra hizmetin sadece Bozkır merkeze taş döşeme olmadığını,  Bozkıra sahip çıkmanın Bozkırda istihdam sağlamak dışında da yapılabileceğini vs Yani dernekler gibi n sivil toplum örgütlerinin i toplum bazlı hizmet sunduklarını insanlarımıza kendi dilimizin döndüğü gibi anlatmaya çalıştım.
Ahmet AYYILDIZ Bu yazımı kendisini karalamak, kendisine beceriksizlik ve şovmenlik gibi sıfatlar yakıştırmak için yazdığım yanılgısına kapılmış. Bu yanılgısının altında ki neden ise İstanbul’da ki Bozkırlılar Pikniğinde ki malum olay. O olaydan sonra biz birkaç defa Ahmet beyle görüştük, Ben o olaya şahsi baktığımı fakat kendisini Bozkırlılar Derneği Başkanı olarak kaldığı sürece şahsi husumetimi geri planda tutacağımı defalarca izah ettim. Ahmet Beye hiçbir şeye saygı duymasam Bozkır adına çaktıysa bir tahtaya bir çivi o çivinin hatırına saygı duyarım. O 63 yaşında ben 28 yaşındayım.  Yaşına hürmeten saygı duyarım. Başkanı olduğu Derneğin adını kullandığı için saygı duyarım. Ötesine kimse kusura bakmasın karşısında ki insanı dinlemeden kendi konuşmasını dakikalarca kesiksiz sürdüren bir insana saygı duymam.
Ben saygımla edebimle aradım Ahmet Bey’i. Yazımın hedefinde olmadığını ve objektif bakamadığı, göremediği için, kendi kendisini hedefe koyduğunu ifade etmeye çalıştım. Ama maalesef başarılı olamadım. Ahmet Bey kafayı takmış o olaya o olay üzerinden kafasına göre senaryolar yazmış.
Ahmet beyde çok iyi biliyor ki ben kalemimi sakınmam. Bir insanı hedef alırsam adını yazmaktan sakınmam, kelimelerin arkasından konuşmam. Aynı bu yazımda olduğu gibi adımla şanımla yazar fikrimi sakınmam.
Efendim Ahmet bey İstanbul da her türlü hizmeti sunuyormuş biz her şeyin haberini yapıp Ahmet beyin  yaptıklarının  haberini?? Yapmıyor muşuz. Bizler Bozkır ile ilgili ne olursa olsun elimize ulaşan ve ULAŞTIRILAN bilgileri daima paylaştığımıza sizler şahitsiniz. Fakat İstanbul da gelişen bir olaydan Bozkır’a birileri haber vermez ise biz nasıl bilebiliriz? Bunu hiç düşünmeden  ‘’ vay efendim siz benim haberimi yapmıyorsunuz’’  cıngarı koparıyor. Siz haberi yapılacak icraatlar yapın, bununda bilgisini bizlere verin eğer haberi dünya ile paylaşmaz isek gelin suratımıza o zaman tükürün.


Ben ne politikacıyım nede politikada gözü olan birisiyim. Ne iş adamıyım ne de gazeteci. Ben sıradan bir TC vatandaşıyım. Ama Bozkır aşığı olan Bozkırı daha ileride görmek isteyen bir kişiyim. Bu amacıma da karınca kararınca hizmet ediyorum. Sırf Bozkırımızı tanıtayım diye bu hafta sonu Türkiyenin değişik illerinden Konya da eğitim gören öğrencileri Bozkıra getirdim Bozkırın görülmeye değer yerlerini gezdirdim. Ve bunların bütün karşılığını dar gelirli bir vatandaş olarak cebimden ödedim. Bu yazıyı okuyanlardan belki hiç kimse benim çalıştığım işyerini bilmez. Çünkü ne benim nede işyerimin Bozkır adının yanında reklama ihtiyacı yok. Bozkırın reklamını yapayım yanına da kendi reklamımı sıkıştırayım endişesi gütmedim, gütmem.
Ben dâhil 7 genç Bozkırda Bozkırlılar adına bir dernek kurduk. Ve ilk haber verdiğimiz ilk desteğini istediğimiz kişilerden biri Sayın Ahmet beydir. Şahsi olarak sevmeyebilir, husumet besleyebilirim. Ama ortak paydamız Bozkır ise daima başımın üstünde yeri vardır.

Buradan Sayın İstanbul Bozkırlılar Derneği Başkanına yeniden sesleniyorum Çünkü telefon görüşmelerimizde hep o konuşuyor ben dinliyorum. Bana kendisinin yaptığı hizmetleri anlatıyor ben dinliyorum. Ama o beni maalesef dinlemiyor. Hani eskiden mektuplara büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öperim diye başlardık ya ben Ahmet beye elini öpüyorum ama o benim gözlerimden öpeceği yere varsa bir yanlışım ki olabilir genç ve heyecanlıyım olgun davranıp yol göstereceği yerde bana sırtını dönüyor.

Ne diyeyim inşallah bir gün bana karşı duyduğu husumeti oda bir kenara bırakırda tıpkı diğer Bozkır gönüllüleri gibi gelir evimde bir bardak çayımı içer Bozkırdan gurbete uzanan gökkuşağının altında birlikte ıslanırız.

Bu yazımı www.siristat.com da yayınlamamamın sebebi yazımdan mütevellit oluşan fikirleri yada soruların cevabını yazıyı yazan kişi ile değilde site sahibine ‘’ yeniden yaz o yazıyı gibi emri vakide bulunmamaları içindir.

Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Esen kalın.
Hüseyin DUMRU












0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More