1 Ocak 2011 Cumartesi

SARIOT GÖLETİ PROJEM.

Havanda su döğmeyelim.
Çağlayan göleti son günlerde tatsız tartışma ve siyasi itişmelere neden olmakta. Bu durumda bir Bozkırlı bir Dere’li olarak beni üzmekte. Bozkırlılar birbirilerine düştü diye gülmeyi bekleyenleri ise sevindirmekte.. Hal böyle olunca detaylı bir araştırma yapma ihtiyacı duydum. Detaylı çünkü önüne gelen bir rakam söylüyor ama rakamların arazi üzerinde ki değerini ben dahi bilmiyorum.
Şimdi en tepeden başlayalım. Sarıot gölünün rakımı en düşük su seviyesinin olduğu nokta yani düdenlerin olduğu nokta 1709 ile 1711mt dir. Aygır gediğine mesafesi kuş bakışı yaklaşık 1600mt dir. Yine Sarıot Gölünden çağlayan.göleti havzasına aktarılması halinde suyun kat edeceği en kısa mesafe 6 000mt dir.

Göletin bulunduğu yani kapakların olduğu noktanın rakımı yaklaşık 1470 mt dir. Ve burada suyun çıkabileceği en yüksek nokta 1500 metredir. Bu rakamı aştığınız takdirde suyun ulaşacağı noktalar arazinin dağlık ve oldukça dağınık olmasından dolayı yaz aylarında yüzeye yakın noktaların fazla olacağı için su buharlaşması çok hızlı olacaktır ve metreküplerce su sadece buhar olacaktır.

Göletin şu anki planlanan yüksekliği 33mtdir 1470+33=1503mt tahmin edilen en yüksek su tutma hacmi 3850 hektometreküptür en düşük ise 0.322 hektometreküptür.
Göletin ilk hedefi Çağlayan kasabasına ait olan Alan mevkiinin sulamasında kullanılmaktır. Yani DSİ. Bundan yıllar önce aygır gediği ve Söğüt mevkisinden akan yaz ve kış sularının ölçüm değerlerini de planda dâhil ederek yaptığı APA barajını besleyen kollardan alan mevkisini sulamaya yetecek kadar suyun Söğüt mevkiinde yapılacak gölette tutulmasını planlamıştır. Bu nokta önemlidir. Evet, mademki köyler köyleri bırakıp bütün düşünecek bencil düşünmeyecek o halde soruna ülke bazında bakmalı ve APAnın suyunu ne kadar alabiliriz onu da değerlendirmeli… Bu işin bir ucuda orayı etkiliyor. Karacaardıcı Akçapınarı sulayacağız derken nereleri susuz bırakacağız bunuda düşünmek lazım..
Tekrar dönelim Sarıot Gölüne. Bu coğrafyanın çocuğu olarak ve her yıl bu bölgeyi ilk ziyaret eden insanlardan birisi olarak. Mart ayından itibaren gölde ne kadar su tutulduğunu bizzat gördüm. İşin bir ilginç yanı da burada. Mart ayında gölde su olmasına rağmen Aygır gediği bahar aylarına nispeten çok az akar. Ben bundan şunu çıkartırım yutaklardan kış aylarında çekilen su aygır besleyen yer altı havzasını ancak nisan ayında doldurabiliyor. Bardak hesabı bardak dolmayınca taşmaz… O yutakların ne kadar su çektiğini ve su yutarken ne ürkütücü bir ses çıkardığını görmenizi isterdim…
İşin diğer ayağı Sarıot Gölünden su aktarılması.. Burada zaten bir suyu yokuşa sürmek zorundasınız neden mi?n sarıot gölünün rakımı 1711 metre dedik bu suyun güzergahı Çağlayan yaylasından başka bir yer olamaz. Yaylanın rakımı ise göle en yakın noktası 1743 metre suyun akım yönünde en uzak nokta 2000 metre ilerisinde 1735 metre 1711 metreden suyu 1743 metreye nasıl çıkartılacak?? 24 metre yükseklik var pompa istasyonu kurmanız lazım Yani senenin 9 ayı boş yatacak bir istasyon…



Resimi büyültmek için tıklayın. Orjinal Boyut: 962x610


Bu yıl yani 2009 yılı yağışlar ülke genelinde bereketli oldu. Peki, köy ve kasabalarda ve yâda ilçe merkezinde taşkın odlumu? Hayır!! Taşkının sebebi çarpık yapılaşma ve bakımsız suyoludur. Bizler sağ olalım tuvaletimizi de çaya sapımızı da çaya çöpümüzü de çaya atarak gerekli duyarlılığı fazlasıyla gösterdiğimiz sürece taşkınlar eksik olmaz… Ama dere yatakları en geç periyodik olarak 3 yılda bir elden geçerse taşkın olması için aylarca yağmur ve kar yağması lazımdır… Tabi bu aygır gediğinden çıkan su için geçerli. Söğüt mevkisinin suyunu Çağlayan göleti tutacak zaten.

Şimdi havanda su döverek birbirimizin kalbini kırmanın bir anlamı yoktur. Madem yumurta ….ımıza dayandı ve suyun kıymetini anladık. O halde değişmesi zor ve gereksiz bir projenin peşinde birbirimizin kuyusunu kazmayla değil yeni projeler geliştirip atağa geçerek Bozkırı canlandırmak için mubah olan her yola başvurmalıyız.
Ben âcizane ve kabataslak bir projeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.


İlk olarak Sarıot Gölünü besleyen su kollarını tek bir noktada toplamalı. Bu noktanın önüne suyun gölde tutulmasını sağlamak amacı ile yüksek sedler yapılmalı. Sedlerin yanına kurulacak seyyar bir dinamo istasyonu ile kış ayları boyunca bun noktada biriken suları göl havzasına aktarmalı. Su yutaklarını aynı Soğla göletinde olduğu gibi tespit edip bunların Aygır gediğini besleyenleri hariç kalanlarını gerekli çalışma yapıldıktan sonra beton dolgu ile doldurup suyun çekilmesini önlemeli ve burada su tutmanın yolunu bulmalıyız.Tespiti yapılmış ve Aygır gediğini besleyen yutakları baca şeklinde gerekirse 20-40 metre yükselterek suyu gerekli görüldüğü zamanlarda vana sistemi ile yutaklara aktarılmasını sağlamalıyız.




Suyu Sarıot Gölün de tutmayı başardık şimdi nasıl ve en verimli şekilde değerlendiririz ona bakalım. Aygır gediği ile Sarıot Gölü nün çakıştığı tepeye seyyar dinamo istasyonunu yaz aylarının başlangıcından itibaren getirip suyu bu yüksek tepeden aşırtmalıyız. Belki suyun yüksekten alçağa doğru uygulayacağı basıncı değerlendirip buraya göletin kendi ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik üretebilecek küçük bir santral kurulabilir. Bundan sonra bu suyu boru hatları ile Karacahisar Sorkun Dere Harmanpınar köylerinde sulama amaçlı. Kullanılması sağlanmalı. Neden kadıbelinden öteki köylere su verilmiyor diye düşünülebilir. Suyun yeterli olabilceği tespit edildikten sonra neden olmasın. Ama benim kanaatim ancak yeter…

Tabi asıl hengamede bu noktada kopacak aslında ama o kadarına benim ömrim yeterse onuda o zaman yazarız… Saygıyla


Çağlayan Göletinin yapımı tamamlandığı zaman su tutulacak olan havza


Sarıot gölünün kış aylarındaki doluluk oranı



Aynı gün Aygır Gediği

Gölün doluluğuna göre cüzi bir su çıkıyor

10 mayıs 2009

Su adeta fışkıracak delik arıyor. O muhteşem su uğultusunu kulaklarınızla bir defa duymanız hayatınızda asla unutmayacağınız bir ses olacaktır


24 mayıs 2009
Su iyce coşmuş ve taşabileceği her yerden taşmış

0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More